Melih Gümüş 5 Mayıs 2020

  Latince bir kelime olan papa baba anlamına gelmekte.  bu kelime hem de 4. Yüzyıldan beri katolik hristiyanların dini liderini tarif etmek için kullanılır. Katolik kilisesi isa peygamberin papalık görevini verdiği aziz petrus’tan beri papalığı katolik hristiyanların en yüce makamı olarak kabul eder ve allahsal bir müessese olduğunu öne devam eder.  vatikan’da kardinaller tarafından seçilen papanın mutlak surette erkek olması hiç evlenmemiş, çoluk çocuk sahibi olmamış, bekaret yemini etmiş ve hanımlarla aslabir halde ilişki kurmamış, ömürlerini dünya nimetlerinden uzakta geçirmiş olması gereklidir.  tarih boyunca din’i kullanarak büyük bir siyasal güç ve zenginlik elde eden papalar, dini liderliklerinin yanında genelde hep siyasetle de uğraşmış, iktidarları için oluk oluk kan akıtmaktan. Kaçınmamışlardır. özellikle başlattıkları haçlı seferleri ve engizisyon mahkemeleri ile yüzyıllarca terör estirmişlerdir. Ama bu devasa güce sahip papalık kurumunun tarihindeki belki de en ilginç olay vatikan’ın yüz karası olarak görülen ve varlığı tarihten silinmeye çalışılan kadın papa joan olayıdır.

Katolik kilisesi’ni yüzyıllardır rahatsız eden, hikayenin başkahramanı joan, 19 yüzyılda almanya’da yaşayan dindar bir ailenin yanında evlatlık olarak büyüyen bir ingiliz kızıydı yakınları onu cil berta yahut yutta diye çağırıyorlardı.  fazlaca akıllı bir kız olan joan kadın olmasının kendisine dezavantaj yarattığını düşünür ve 12 yaşına ulaştığında erkek elbiseleri giymeye ve erkek çocuk benzer biçimde davranmaya başlar.  daha sonraki yıllarda joan  hıristiyan misyonerlere katılmış, onlarla beraber gittiği atina’da din ve felsefe öğrenmişti. Zamanla ilahiyat mevzusunda devrin tüm hıristiyan kaynaklarına ve sözlü anlatımlarına vakıf olmuştu ama atinalılar hıristiyanların  gözünde örutubet kazanan sakal bırakma adeti, onu bu kentten ayrılıp sakalın traş edildiği roma’ya gitmeye zorladı.  roma’da. Kendini jon eng ötesi ismiyle adam olarak tanıtan joan , benediktin manastırına girer.  bilgisiyle kısa zaman arasında rahip ve kardinallerin de bulunduğu geniş bir çsafha edilir. Tüm bunlar onu dönemin en gözde bilginleri içinde kabul ediyorlardı. Bundan dolayı papa dördüncü leon’un sağlığı bozulmaya başlayınca kardinaller papalığa en layık şahıs olarak onun adını dillendirmeye başlarlar.  853 yılında papa leon ölünce yerine kilise dışından biri bulunmasına rağmen joan seçilir ve 8. joan ismiyla göreve adım atar. Papa joan iki yıl 5 ay 4 gün boyunca papalık tahtında oturmuştur.  başlangıçta her şeyi sorunsuz gitmekteydi ama joan rahiplerden bir sevgili edinince konum değişti kısa bir süre sonrada hamile kaldı.  hamileliğini 9 ay boyunca bol dökümlü resmi kıyafetlerinin altında gizlemeyi başaran joan çocuğunu doğurduktan sonra onu kilise arasında terkedilmiş bebeklerden biri olarak büyüte bileceğini düşünüyordu. Sadece, 855 yılında aziz petrus kilisesi’nin haricinde kortej halinde meydana getirilen bir dini tören esnasında doğum sancıları başlayınca oracıkta çocuğunu doğurur ve kadın olduğu ortaya çıkar.  makalelanlara bakılırsa o ve çocuğu derhal orada öldürülmüştür. Bazı yazarlar öfkeli kalabalık tarafınca parçalandığını, diğerleri ise roma sokaklarında atlara bağlanarak sürüklendiğini söylerler. joan’ı öldürdükleri yere gömdükten sonrasında üzerine baba babaların babası, hanım, papa’nın çocuk doğurma ihaneti yazılı mermer bir plaket koyup plaketin hemen yanı başına da bir anne ile bir çocuğunu gösteren bir de heykel dikilir. Asırlar boyunca duran plaket ve heykel yohan’dan geriye bir iz kalmaması için 16 asırın sonlarında papa beşinci pius’un talimatıyla kırdırılır ve kadın papanın adı papalar listesinden de silinir. O gün bugündür papalar geleneksel ayinleri sırasında romada yürürken her zaman bu noktada caddeden dönerler. Bunun  vakaya duyulan nefretten dolayı yapıldığına inanılmaktadır.  vatikan, joan’ın unutulması için elinden geleni yaptı ama bazı kilise çalışanlarının olayı tarihe kaydetmelerine bir türlü mani olamadı. Joan’ın macerasını önce 11. Yüzyılda yaşayan martinus adında bir rahip yazdı. Martinus’u 12 yüzyılda kilise tarihçisi cemile uslu siber takip etti. Ondan bir yüzyıl sonra ömürış olan tarihçi martin, usb olan usta ta papaların ve imparatorların zamanı isimli eserinde vakasın tüm teferruatını anlattı.  vatikan’da yaşanmış olan joan olayından sonrasında 1200 yıldır papa seçimlerinde cinsiyet testünün yapıldığı rivayet edilir. Aynı hatayı bir daha yapmamak için yeni papanın cinsiyeti konusunda kendilerini garantiye almak isteyen kardinaller sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer misali testis muayenesi adetini getirmişlerdir. Papalık seçimi daha sonra papa adayı bolca dökümlü resmi giysisinin altına bir şey giymeden sediyes diye adlandırılan ortası delik bir koltuğa oturur ve kardinaller tarafınca koltuğun altındaki oyuktan papa talibinın genital bölgesi bir bir elle yoklanarak   yeni papanın kadın değil erkek olduğundan böylece güvenilir olurlar.  aslına bakarsak vatikan’ın da kırmızı cüppeli ve külahlı kardinallerin de katolik hıristiyan alimlerinin de bu konuyu yalanlamaları son aşama normal. Zira bugün bile uygulandığı iddia edilen bu testü söylemeye kalktıkları takdirde gülünç duruma düşmeleri ve papalık  makamın ciddiyetinin ortadan kalkması ihtimali kesin olacaktır.