Melih Gümüş 16 Nisan 2020

  Güneş tek birinci içimizi ve evimizi, yani dünyamızı ısıtan yaşam kaynağımız.  Bitkilerin toprağı tutulmasını, onlarla beslenen hayvanların hayatını idame ettirmesini ve en nihayetinde insanoğlunun Dünya’da yürümeye devam etmesini sağlayan yıldızımız.  O kadar büyük bir kütleye sahiptir ki, tüm güneş sisteminin yüzde 99 sekizi sadece ondan ibarettir. İşin ilginç kısmı 1.3 milyon tane dünyayı içine sığdırabilecek kadar devasa olan bu yıldız evrendeki orta büyüklükteki yıldızlardan biridir.

  Galaksimizde 200 milyar kardeşi olduğunu tahmin ediyoruz. Çeşitli büyüklükte ve kütleye sahip olan.  Bu kadar büyük bir kütleye sahip olmasına rağmen yoğunluğu dünyanın sadece bir bölü dördü kadardır. Güneş sadece büyük değil, muazzam hızlıdır kendi ekseni etrafında 70000 kilometre hızla döner ve evet güneş tahmin ettiğiniz gibi statik değildir, dünyamız bir aşık gibi güneşin etrafında  güneş ise güzel bir kadın gibi sadece kendi etrafında döner ışığını, evrene saça saça.

  Yaz aylarında ki iklimlerin oluşmasında güneşin etkisi büyüktür , dünyada bazen mızmızlandı mız vakidir ; “40 derece sıcak mı olur gölgede” diye.  Peki güneş ne yapsın ki onun sığınacağı bir gölgede yok malumunuz. Yüzey sıcaklığı 5500 dereceyken çekirdeğindeki sıcaklık Cehennem’i hatırlatır, tam olarak 15.6 milyon derecedir.  Titanyum elementinin bile 1700 derecede eridiğini düşünün.  15.6 milyon derece de ve korkunç bir basınç altında hiçbir maddi bütünlüğünü koruyamaz plazma haline gelir yani maddenin dördüncü hali’ne evrilir.  Güneş’in çekirdeğinde ise plazma’dan nehirler vardır.  Güneşi’mizden çıkan enerjinin sadece 2.2 milyarda biri dünyaya ulaşıyor ve bu bile tüm gezegenin ısınmasına yetiyor artıyor bile.  Geriye kalan enerjin oluyor derseniz onu uzay boşluğundaki diğer cisimlere sormak gerekir.  

 Güneş, bir enerji üretim tesisidir ama devasa boyutlarda.  Sadece 3 günde yaydığı enerjiyi eğer depolama imkanımız olsaydı insanlık tarihi boyunca bu dünyada petrol, doğalgaz, ağaç yakarak, nükleer santrallerde buhar üreterek elde ettiğimiz enerjinin toplamı sahip olurduk. Bunu daha iyi açıklamak gerekirse, güneşin sadece bir saniyede ortaya çıkardığı enerji, Hiroşima’da katliama sebebiyet veren Amerikalıların attığı nükleer bombadan 6.1 milyon tane atıldığında ortaya çıkan enerji kadardır.  Keşke depolayabilecek, çünkü enerji yüzünden birbirimizle savaşmak, tarihimizdeki kötü anılar olarak kalırdı.  Güneş sadece enerji üretmez bizimle konuşur da hem de çok ürkütücü bir ses tonuyla.  Yakın zamanda Güneş’in nükleer fizyon esnasında yani hidrojenin helyuma dönüştüğü esnada çıkardığı sesleri kaydetmeyi başardık.     

Ayrıca rengini sarı olarak biliyoruz değil mi? Peki siz aslında beyaz olduğunu söylesem gözüme mi sana mı inanayım? dediğinizi duyar gibiyim. Yüzey sıcaklığı 5500 derece olduğundan yapılan sınıflandırmaya göre aslında beyaz ışıklar saçan bir yıldızdır.  Işık, atmosfer’imiz den geçerken sarımsı bir renk alır.  Peki güneşimiz bir anda sönseydi yani ışık veremez hale gelip bir kızıl cüce dönüşseydi ne olurdu? Bir kere bunu 8 dakika 30 saniye boyunca anlayamazdık, Zira ışığın bize ulaşmak için uzayda yaptığı yolculuk bu kadar sürüyor ve evet artık gelen Işık, bırakın ısıtmayı dünyamızı yeterince aydınlatamaz da bile.  Gece gündüz kavramı ortadan kalkardı. Ufukta küçücük sonuk bir hare halinde olurdu güneş.  Sıcaklık 1 hafta içinde ortalama eksi 18 dereceleri bir yıl içinde eksi 75 derecelere düşer ve en nihayetinde ısısı eksi 270 derecelere yani mutlak sıfır noktasına yakın sabit denirdi.  Yaşayan her şeyin aslında geri saymaya başlaması gibi güneşimiz de ölecek. Yalnız uzayda ölümler biraz zaman alıyor mesela. güneşimiz’in tam anlamıyla sönmesin’den evvel daha 5 milyar yıl ömrü var.  Güneş herşeyi ısıtmayı başarır ölüleri hariç.  bir sonraki videomuzda görüşmek üzere ha bu arada kanalımıza abone olmayı unutmayın

Leave a comment.

Your email address will not be published. Required fields are marked*