Melih Gümüş 7 Mayıs 2020

Yaygın hikayeyi bilirsiniz Einstein okulda notları berbatmış, hatta hocaları geri zekalı olduğunu falan düşünmüşler ama nasıl da deha oldu sonradan demek ki okul notları anlamsız. En azından sürekli tekrar edilen iddia budur. Peki bu doğru mu Einstein gerçekten kötü bir öğrenci miydi? Einstein’ın ortaokul, lise veya üniversite notlarının düşük olduğu iddiası tamamen asılsızdır ve Einstein özellikle de matematik ve fizik gibi ilgisini çeken ve kendisini zorlayan derslerde hep en yüksek notlar almıştır. Coğrafya gibi ilgisini pek çekmeyen derslerde ise notları sadece ortalamadır. Daha on iki yaşındayken, yani yaşıtlarından 3 sene kadar erken kalkülüs çalışmaya başlamıştır. 1896 yılında daha sadece 16 yaşındayken yazdığı bir makale, Einstein’ın hayatını ve bilim tarihinin gidişatını değiştirecek olan görelilik teorisinin temellerini atmıştır.

Aynı yıl, henüz iki yaş küçük olmasına rağmen üstün başarıları dolayısıyla Avrupa’nın en prestijli okullarından olan Isviçre Federal Politeknik Akademisi’nin Kabul Sınavı’na başvurmasına izin verilmiştir. Sınavda ki fizik ve matematikte en üst notları almış, ancak Fransızca’daki hataları nedeniyle kabul alamamıştır. Bu nedenle AG, Al Kanton Lisesi’ne gitmeyi tercih etmiştir. Çünkü bu lisenin mezunları Politeknik akademisine doğrudan kabul edilir.  Einstein okuldaki notlarına dair en net bulgulardan birisi de 30 Eylül 1896 tarihinde aynı liseden aldığı karne bugün de olduğu gibi 1800 yüz’lerin sonunda da Isviçre de en yüksek not 6, en düşük not ise 1 dir. Einstein’ın Cebir, Geometri, fizik ve tarih gibi derslerden 6 aldığı kimya, doğa, tarih ve Alman dili ve edebiyatından 5, aldığı çizim ve coğrafyadan ise 4 aldığı görülüyor. En düşük notu ise Fransız dili ve edebiyatından aldığı 3 puan hiçte fena sayılmaz yani. Notlarını ne kadar iyi olduğunu 1885 yılında Einstein’ın annesinden kız kardeşine giden bir mektupta da okumak mümkün. Annesi Palin Einstein şöyle yazıyor: Albert dün karnesini aldı. yine sınıfının birincisi ve karnesi de harika. Einstein gibi bir deha ile ilgili bu tip iddiaların iki nedeni var. Birincisi Alman eğitim sisteminin notlarının ters olması. Einstein 14 Mart 1879 da Almanya imparatorluğunda doğdu ve liseye kadar burada okudu. Almanya’nın okul sisteminde bir en yüksek not iken 6 en düşük not. Dolayısıyla Isviçre’de okumaya başlamadan önceki karneleri 1 ile dolu, yani en yüksek notla. Ancak birçokları bunun en düşük not olduğunu sandığı için Einstein’ın da derslerinin kötü olduğunu zannediyorlar. Bu tamamen hatalı işin ilginç yanı Isviçre de lisesi de 1896 yılına kadar yani Einstein’ın okuldaki son senesine kadar Alman not sistemini takip etmekteydi ancak sonra notları tersine döndürdü. Yani az önceki karnede kullandıkları sisteme uyum geçtiler ve 6’yı en yüksek not biri ise en düşük not olarak kullanmaya başladılar. Bu da bazen kafa karışıklıklarına neden olabiliyor.

 Einstein ile ilgili bu iddialara kitleler halinde kolayca kalmamızın ikinci nedeni ise şu: Einstein bile böyle ise okulda aldığımız kötü notların pek bir anlamı yok. Bizde aslında dahi olabiliriz diye düşünebilmek. Yani okuldaki başarısızlıklarınızı bir kulp takabilmek. Bu ne yazık ki kendimizi kandırmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Okul notları elbette ki başarının ve zekanın tek veya en iyi kıstası değildir, bu çok açık ve hatta nadiren de olsa bazı dahiler gerçektende okulda sıkıntılar çekmiş  ancak bu okulda her sıkıntı çekenin aslında Einstein gibi dahi olduğu anlamına gelmez. bu tip uydurma teselliler ile kendimizi aldatmak yerine daha çok çalışmalı, daha büyük işler başarmayı. kendimize hedef koymalıyız. doğuştan gelen zeka sizi bir yere kadar götürebilir.  Çalışkanlık ise her yere.  hoşçakalın