Melih Gümüş 13 Mayıs 2020

Yeni kurulan bir Türkiye.  6 Türk’ün medeniyet planları yeni yeni işlerken, Türkiye’nin doğusunda aşiret yapısı kuvvetliydi. Bölgedeki feodal yapı Atatürk ü , Atatürk ün planları ise bu aşiretleri rahatsız ediyordu ve yapılarını devam ettirmek istiyorlardı. Bölgede baskıcı bir hüküm süren aşiretler, inkılaplardan hoşlanmıyordu.  Aşiretler tanzimattan sonra merkezi yönetime bağlı olmayı hiç ama hiç istemiyordu. askere gitmek, vergi vermek gibi zorunluluklar dan rahatsız oluyordu.  1930’da gerçekleşen ağrı ayaklanması bastırıldıktan sonra Tunceli’den de sesler çıkmaya başlamıştı. Tunceli’deki aşiretlerin bir ayaklanma başlatacağı daha o günlerden belliydi ve önlem alınmaya başlandı.

1935 te Tunceli vilayetinin kurulmasına ilişkin kanun kabul edildi.  O zamana kadar Dersim olarak bilinen yöreye Tunceli ismi verildi. Merkeze uzak köylere yollar yapıldı. şehire doktorlar, öğretmenler gönderildi, mahkemeler okullar yapıldı. Gayrimeşru silahların aşiretlerin silahlarına el konuldu.  Atatürk’ün bu hamlelerine karşılık aşiretler tepki göstermeye başladı. Bu yeniliklerden rahatsız olan aşiretler için ayaklanma zamanı gelmişti ve 21 Mart 1937 yılında Seyit Rıza liderliğindeki aşiret Harçik Köprüsü’nü yakarak isyanı başlattı. Aynı gece bir karakolu basarak tam 33 askeri şehit ettiler.  Sonra sayıları artmaya başladı. 1920 yılında Koçgiri Isyanı’na katılanlar bu seferde Tunceli Isyanındaydı.  Ertesi gün ama hükumet konağı ilçede yeni kurulmuş, ilkokulu hastanelerde ateşe verildi. Hedef, Atatürk Türkiye’sinin Tunceli’ye götürdüğü Medeniyet yuvalarıydı, Atatürk sonrasında isyanın hemen bastırılmasını emretti ve dönemin Tunceli Valisi Abdullah Alpdoğan’ın komutasındaki 20000 kişilik bir kuvvetle isyan bastırıldı.  Elebaşları ise idam edildi.  Bu isyan emperyalistler tarafından kullanılan aşiretler tarafından yapılmıştı. İsyancıların üzerinden Fransız silahları çıkmıştır. İsyanın ele başlarından olan Nuri Dersimi, o dönem Fransız mandası altındaki Suriye’ye kaçmış ve burada Fransız hükumeti tarafından korumaya alınmıştır.  Ayrıca Seyyid Rızanın İngilizlerden yardım istediği bir mektup hala arşivlerde yer almakta. 

Bu isyanın büyük katliamla bastırıldı, söylenir bu doğru değildir. İsyan orada eşliğinde sert bir şekilde bastırılmıştır.  Fakat iddia edildiği gibi bir katliam yoktur.  Bazı iddialara göre 100000 kişinin öldüğü söylenir. Halbuki 1935 nüfus sayımına göre Tunceli’nin toplam nüfusu 101 bin’dir. Zorunlu göçe tabii tutulan insan sayısı ise yaklaşık 5 bindir. 1940 sayımında ise Tunceli’nin nüfusu 95000 çıkmıştır. resmi rakamlara göre Tunceli harekatında öldürülen isyancı sayısı ise sadece 2605’tir. Şehit asker sayısı ise 29 dur.  İdam edilen ele başlarının sayısı ise 7 dir.  Atatürk’e inanmak mı yoksa askerlerimizi şehit edenlere inanmak mı? seçim sizin.