Fearles 26 Aralık 2019

Allah الله Kesin olmamakla beraber Arapça’da yaratıcı anlamına gelen El-İlah’dan türediği sanılır.


Âhir لآخ ر Varlığının sonu olmadığını belirtir ve insanlara vadettiği sonsuz hayâtı veren


Alîm العليم Bilgisi sonsuz olan, herşeyin farkında olup en ince noktasına kadar bilen


Aliyy العلي Yüksek, büyük ve yüce, güçte, bilgide, hükümde, irâdede ve diğer bütün yetkin sıfatlarında üstün olan


Allah الله Kendisinden başka ilah olmayan “O” ilah. El-İlah’dan türemiştir.Diğer isimleri kapsar.


Azîm العظيم Çok yüce ve sınırsız ve kayıtsız büyüklük, üstünlüğün tek sâhibi, pek azametli olan, yüce.


Azîz العزيز İzzet sâhibi, mağlup edilmesi imkânsız olan, her şeye galip olan.


Bâis الباعث Ölüleri dirilten, her canlıyı ölümünün ardından yeniden dirilten.
Bâkî الباقي Süreklilik sâhibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz.


Bâri’ البارئ Yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizâm üzere yaratan, olgunlaştırarak birbirinden farklı niteliklerde meydana getiren, âzâ ve cihazını birbirine uygun yaratan.


Basîr البصير Herşeyi her yönüyle eksiksiz gören, yarattıklarına da görme duyusunu veren.


Bâsit الباسط Her hayrı veren, lütuf ve rahmetini kullarına yayan, dilediğine bolluk veren.


Bâtın الباطن Gizli, cisim olarak görülmeyen, varlığı gizli olan, ancak varlığı da kesin olarak bilinendir.


Bedî البديع Emsalsiz, acâyip ve hayret verici âlemler yaratan.


Berr البَرّ İyilik ve güzellik, bağışta bulunma, kullarına yardımcı olma


Câmi الجامع İstediğini istediği şekilde, istediği zaman, istediği yerde toplayan.


Cebbâr الجبّار Azamet ve kudret sâhibi, istediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan.


Celîl الجليل Büyüklük ve ululuğu pek yüce olandır.Güzeller güzeli.


Dâr الضار Zarar verici şeyler yaratan


Evvel الأوّل Herşeyden önce, öncelerin öncesi, başlangıçların yaratıcısı ve varlığının öncesi olmayan


Fettâh الفتّاح Kulların her türlü güçlük ve sıkıntılarını açan ve kolaylaştıran


Gaffâr الغفّار Kullarının günâhlarını tekrar tekrar affeden ve çok bağışlayan yüce varlık


Gafûr الغفور Mağfiret eden, suçları bağışlayan, affeden.


Ganî الغني Çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan.


Habîr الخبير Her şeyden haberdâr olan, herşeyin iç yüzünden ve gizli tarafından her yönüyle bilen


Hâdî الهادي Hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan.


Hâfıd الخافض Allah’ın emirlerini dinlemeyen, başkalarını beğenmeyen, büyüklenip hak ve hukuk tanımaz zorbaları; rezil, perişan eden.


Hafîz الحفيظ Muhafaza eden, koruyup saklayan, yapılan işleri bütün ayrıntılarıyla saklayıp, herşeyi belli vaktinde âfet ve belâlardan koruyan.


Hakem الحكم Hikmet sâhibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden.


Hakîm الحكيم Herşeyi inceliğiyle bilip buna göre emir ve yasakları vâzeden, buyrukları ve bütün işleri yerli yerinde olan


Hakk الحقّ Varlığı hiç değişmeyen, hiç yok olmayan ve gerçek olan.


Hâlik الخالق Yaratıcı olan


Halîm الحليم Acele etmeyen, günahkârların cezâsını vermeye güç yetirdiği onlara yumuşak davranarak cezâlarını geriye bırakan, hilmi çok olan


Hamîd الحميد Çok övülen, övgüye en çok layık olan.


Hasîb الحسيب Herkesin yaptıklarını tâkdir eden, yapılanları bütün ayrıntılarıyla bilip her insanı hesâba çekerek yaptığının karşılığını veren


Hayy الحيّ Ezelî ve ebedî diri olan, uyuklama, yorulma gibi noksanlıklardan uzak olan.


Kābid القابض Herşeyi sonsuz kudreti altına alan, bu kudretiyle kuşatıp kavrayan, herşeyi emri altına alıp tutan


Kādir القادر Kudret sâhibi, tükenmez kudreti olan, istediğini dilediği gibi yapmaya muktedir olan


Kahhâr القهّار haddi aşanları çok şiddetli kahreden.


Kaviyy القويّ Kudretli, güçlü ve sınırsız kuvvet sâhibi olan


Kayyûm القيّوم Yarattıklarının işini çeviren, her işleneni bilen, evveli olmayan.


Kebîr الكبير çok büyük


Kerîm الكريم Cömert, kerem sâhibi; muktedirken affeden, cömertlik duygusunu veren, va’dini yerine getiren, çok ikrâm edici


Kuddûs القدّوس Her türlü hatâ, gaflet ve âcizlikten, eksiklikten uzak, mutlak kemâl sâhibi


Latîf اللطيف En ince işlerin bile bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nûfuz edilemeyen en ince şeyleri de yapan


Mâcid الماجد Ulu ve cömert, şânı yüce anlamlarını taşımaktadır. Kadri ve şânı büyük, kerem ve müsamahası bol.


Mâlik-ül Mülk مالك الملك Mülkün ebedî ezelî sâhibi.


Mâni المانع Bâzı şeylerin meydana gelmesine müsâde etmeyen, engelleyen.


Mecîd المجيد Şan, şeref, büyüklük ve kudretinden dolayı yüce olan ve güzel işlerinden dolayı da sevilip övülendir. Şeref, ancak kendi emir ve yasaklarına uymakla elde edilebilir (Hud, 11/73). Şanı, şerefi çok üstün olan.


Melik الملك Mülkün sâhibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.


Metîn المتين Metânetli, kuvveti çok şiddetli olup hiçbir iş zor gelmeyen, pek güçlü demektir.


Mu’ahhir المؤخّر Herşeyden sonra yine var olan; O’na uymayanları zelîl edip arkada bırakan, istediğini geri koyan


Mucîb المجيب O’na yalvaranların isteklerine icâbet eden ve karşılık verendir, teklifleri bilen


Muğnî المغني Dilediğine zenginlik veren, ihtiyaçlarını gideren, zengin kılan.


Muhsin المحسن Çokça veren, sonsuz düşünülse bile herşeyin sayısını her yönüyle bilen


Muhyî المحيي Dirilten, canlandıran ve hayat veren


Muîd المعيد Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan


Muiz المعز İzzet ve ikrâm edici, şeref sâhibi


Mukaddim المقدّم Herşeyden önce olan, dilediğini öne alan; dilediğine maddî ve manevî nimetler verip yükselten, öne geçiren


Mukît المقيت Rızıkları yaratan, bilen, tâyin eden, her yaratılmışın rızkını veren.


Muksit المقسط Bütün işlerini dengeli yapan


Muktedir المقتدر Gücü herşeye yeten, herşeyi dilediği duruma getiren, kuvvet sâhipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden


Musavvir المصور Yaratmış olduğu varlıkların şekillendiren ve durumlarını tâkdir eden


Mübdî’ المبدىء Hiç yoktan ortaya koyan, vâreden, yaratan


Müheymin المهيْمن Allah’ın görüp gözeten, herşeye şâhit olan, herşeyi

koruması altına alan, onları muhâfaza edip saklayan


Mü’min المؤمن Îmân ve güven veren, her türlü şüphe ve tereddütleri kaldıran


Mümît المميت Öldüren, ölümü her canlıya tâkdir edip bunu uygulayan


Müntakim المنتقم İntikâm alan


Müteâli المتعالِ Yüksek ve yüce varlık


Mütekebbir المتكبّر Her hususta çok büyük ve azamet sâhibi ulu yaratıcı


Müzil المذل Yüce Allah’ın lâyık olanları zillete düşüren, zelîl kılan, onları hor ve hakîr eden


Nâfi النافع Hayr ve menfaat verecek şeyleri yaratan, faydalandıran.


Nûr النور Âlemleri nurlandıran, dilediğini nûr eden, nûr, ışık olan.


Râfi الرافع Kaldıran, yükselten ve yüksek olan


Rahîm الرحيم Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere (âhirette) merhamet eden.


Rahmân الرحمن ALLAH’ın zati ismi.Pek merhametli, şefkati ve nimeti her şeyi kuşatan.


Rakîb الرقيب Görüp gözeten, murâkebe eden, bütün varlıklar üzerine gözcü olup bütün işlerini kontrol altına alan


Ra’ûf الرؤوف Çok şefkat ve merhamet gösteren, çok esirgeyen, kolaylık sağlayan


Reşîd الرشيد Bütün âlemleri dosdoğru bir nizam ve hikmetle âkıbetine ulaştıran


Rezzâk الرزّاق Bütün yaratıkların rızıklarını veren


Sabûr الصبور Çok sabırlı olan, isyankârlardan acele intikam almayan


Samed الصمد Hiçbir şeye muhtaç olmayan, tüm canlıların ihtiyaçlarını

gideren ve her türlü istekte doğrudan kendisine başvurulan


Şehîd الشهيد Herşeye şâhit olan, herşeyi hakkıyla gören, bilen ve muâmelesini de buna göre yapan


Şekûr الشكور Çok şükre lâyık olan, kendi rızâsı için şükredilen, şükür olarak yapılan iyi işlerin daha fazlasıyla karşılığını veren, insanlara nimetlerini artırarak şükür muâmelesi yapan


Selām السلام Her türlü eminliğin, salimliğin aslı olan,güvenlik verren. Selam, İslam sözcüğüyle aynı semantik kökten türer.


Semî السميع İşiten, işitme kuvvetine sâhip olan ve işitme gücünü veren


Tevvâb التوّاب Tövbeleri çok kabul eden, tövbe kapısını açık tutarak tövbe etme imkânı veren


Vâcid الواجد Vârolan ve herşeyi vâreden, icâd eyleyen; varlığı kendinden olan; dilediğini istediği anda var edip yaratan


Vâhid الواحد Tek, bir olan; kendisinden başka tanrı olmayan


Vâlî الوالي Yardım eden, destek veren, işleri düzenleyen, yöneten


Vâris الوارث Bütün servetlerin gerçek sâhibi


Vâsi الواسع Bağışlaması bol ve rahmeti çok olan


Vedûd الودود Çok şefkatli, muhabbetli, sâlih kullarını çok seven ve onlarca çok sevilen, onları rahmet ve rızâsına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya yegâne lâyık olan


Vehhâb الوهّاب karşılıksız veren


Vekîl الوكيل Hayâtını Allah’a tevekkül ederek düzenleyen ve böylece O’na sığınanların işlerinde kendilerine yardım eden


Velî الولي Dost, emir sâhibi ve iyi insanların, yâni müminlerin dostu (velîsi) olup onlara yardım ederek işlerini yöneten


Zâhir الظاهر Görünen, varlığında hiç şüphe olmayan, varlığı herşeyden âşikâr olan


Zülcelâl-i vel-İkrâm ذو الجلال والإكرام Hem azamet, hem de fazl-u kerem sâhibi.

Leave a comment.

Your email address will not be published. Required fields are marked*